(Resimleri büyütmek için tıklayınız)

GENEL BILGI

          Aydin, Bati Anadolu Bölgemizde tarih ve uygarligin izlerini tasiyan, dünyanin ender yerlerinden biridir. Tarihin çesitli evrelerindeki degisik kültür birikimlerinin açik bir müzesidir. Tarihi M.Ö. 7000 yilina dayanan bu topraklarda yerlesen ilk insanlar kimlerdir? Nerelere nasil yerlesmislerdir? Bu sorulara açiklik getirecek el yapimi kayitlar elimizde mevcuttur. Bu eserlerde M.Ö. 5000 yilindaki köy kültürü, M.Ö. 3000 yilinda sehir devletleri kültürüne dönüsmektedir. Yeni gelenlerin M.Ö. 2000 yilindan itibaren devlet kurarak Anadolu kültürüne katkida bulunduklarini görüyoruz.M.Ö. 14. VE 12. yy da Ege ve Dogu Akdeniz’in her yanina dagilan halk topluluklari kavimler halinde Ege kiyilarina kadar geldiler. Bu göç sonucunda Hitit devleti, Troia Kralligi, Miken kolonileri yikilistir. Bu kavimlerden Aioller ve Ionlar Bati Anadolu' da, Büyük ve Küçük Menderes ovalarina yerlestiler ve Lidya Kralligi bünyesinde 12 kiyi kenti kurdular, site denilen bu kentlerde deniz ticareti gelistirildi. Siyaset, sanat, bilim, felsefe, mimarlik, alaninda da sosyo-kültürel etkinlikler yarattilar. Lidya döneminde, Tralles kenti, Karya, Kilikya, Iran ve Suriye ve Uzak Dogudan gelen ticaret mallarinin toplandigi ve Ege limanina gönderildigi dagitim merkezi durumundaydi. Ayrica Büyük Menderes vadisinde yetistirilen ürünler Milet limanindan Yunanistan, Roma, Misir ve Fenike'ye ihraç edilmekteydi.

           Nitekim, Lidya gerek kendi kaynaklari gerekse topladigi vergilerle olaganüstü gelisti, bölge ekonomisinde önderlik etti. Dünyanin ilk parasini darp eden ülke oldu. Frigler, Anadolu'da ilk büyük devleti kurdular. M.Ö. 1200 yilinda Büyükmenderes' in yukari platosuna yerlestiler. Frigler'in Trak Kavimlerinden oldugu Iiliryalilar'in saldirisi üzerine Bogazlar' dan geçerek geldiklerini, Hitit kralligini yiktiklarini biliniyor. Ionlar' in M.Ö. 1200 yilinda Gediz ve Büyük menderes ovalarinda kurmus olduklari sehirlerin en önemlisi Milet sehri idi. Ionlar felsefede önemli asamalar yaptilar. Matematik ve Astronomi bilgini Thales (Tales) her seyin ana elementinin su oldugunu ileri sürdü; Lidyalilar' la Modyalilar arasinda yapilan savastaki günes tutulmasi olayini önceden hesapladi. Miletli diger bir bilgin Anoksimandros, her seyin baslangicinin "sinirsizlik-sonsuzluk" oldugunu ileri sürdü. M.Ö. 5.Yy' da Iran dan gelen Perslerin istilasi sonucunda dogu kültürü ile tanisan Bati Anadolu kentlerinde Greko-Pers denilen yeni ve özgün bir kültür sentezi olustu. M.Ö. 546 yilinda Lidya krali Krezüs, Pers krali Kyros (Kurus) ile yaptigi savasi kaybedince, Ion sehirleri Pers Kralligi'na baglandilar. Persler' in hosgörüsüz davranislari kolonileri ile sehirlerin baglarini kopardi. M.Ö. 500 yilinda karisikliklar basladi. Perslerin bölgedeki egemenligi Mekadonya' nin basina Aleksandr gelene dek devam etti ve Hellenistik dönem basladi. Tüm bu istilalar sirasinda Tralles odaksal konumu nedeniyle askeri üs olarak kullanilmistir. M.Ö. 1. ve  2.Yy' da Roma yönetimi altinda kalan bölge, ekonomik, ticari ve kültürel alanda önemli gelismeler gösterdi. Romalilarin yerel kültürü benimsemeleri, kaynaklari, yollari ve ticareti gelistirmesiyle yöredeki antik kentler, özellikle Efes, Milet, Tralles, Aphrodisias kalkindi, büyük boyutlu anitsal yapilarla donatildi. M.S. 4. Yy.  sonlarinda Roma imparatorlugunun ikiye ayrilmasi sonucunda Anadolu tümüyle dogu Roma, diger bir deyisle Bizans egemenliginde kaldi. Antik tapinaklar kiliseye, tiyatrolar savunma kulelerine dönüstürüldü. Düz alanlarda bulunan kentlerin çevreleri yüksek surlarla koruma altina alindi. Ramsey' e göre Tralles açik alanlardan, bir çayin sürükleyip getirdigi tas yiginlarinda olusmus bir tepe üzerine alindi. Böyle bir ortamda, 10.Yy.' dan itibaren devam eden Türk göçleriyle gelen Türkmenler kirsal alanlari hemen hemen bosalmis olarak buldular.

           Anadoludaki erken dönem Türk kolonizasyonu sistematik bir fetih olmaktan öte küçüklü büyüklü göç gruplarinin Anadolu'ya gelerek kirsal yöre halklariyla uzlasmasi ve ekonomik kaynaklari paylasmasidir. Türkler denizlere ulasmadikça uluslararasi ticaretin disinda kalacaklarini gördüklerinden,  Anadolu yarimadasini çevreleyen yabanci kusatmasini kirarak denizlere ulastilar. Önceleri merkezi otoritenin ortadan kalkmis olduguna sevinen Latinler, bölgeye daha önceleri göçle gelmis olan Türkmen topluluklari ile yeni gelenler arasindaki yakinlasma ile yüz yüze geldiler. Böylece belli bir isim (Aydin Beyligi) ve bayrak altinda Ege denizinin Anadolu kiyilarinda siyasi ve ekonomik gücü elde eden Türkmenler denizcilikle tanismislardir.

           Aydin beyliginin hükümdarlari kültür, sanat ve bilim hayatina önem vermislerdir. Yörede günümüze ulasan cami, medrese, türbe gibi mimari eserlerin yani sira günümüze ulasan ve çesitli kütüphanelerde bulunan degerli el yazma eserler bulunmaktadir. Aydin ogullari Beyligi, 14. yy.' in sonlarinda Osmanli Devletine katilmistir.

           Osmanli Imparatorlugunu son döneminde bati Anadolu'da yayginlasan çetecilere "EFE" denilmistir. Genelde Ege kirsal alaninda tek tek ya da gruplar halinde yasayan gözü pek dürüst, mert kisilerdir. Baskanlari "Efe", yardimcilari "Zeybek" ve "Kizan" adiyla anilir. Efelik 10.y.y.' in sonunda Yusuf Pasa ile baslamis olup, en bilinenleri, 17.y.y. da Sivri Bölükbasi, 19.y.y. da Atçali Kel Memet ve nihayet 20.y.y. da Yörük Ali' dir. Bu efeler adaletsizlige ve haksizliga ugradiklari gerekçesiyle hükümete baskaldiran silahli eylemcilerdir. Zenginden alip fakire vermisler, milli mücadele yillarinda kurtulus yanlisi savasçilar olmuslardir. Milli mücadele yillarinda bölgenin Yunanlilarca isgali karsisinda yörenin yurtsever asker, aydin ve din adamlari efeleri yurt savunmasina davet etmisler ve Yörük Ali Efe grubu olusturulmustur. Az sayida maiyetiyle daginik halde Yunan askerleriyle mücadeleye giren Yörük Ali Efe ile birlikte Demirci Mehmet Efe ve maiyetindekiler giderek artan direnis göstermis ve Yunan askerlerinin geri çekilmelerini saglayarak çok etkili olmuslardir. Düsman isgalinden kurtulus günü olan 5 Eylül Kuyucak, Nazilli, 6 Eylül Söke, 7 Eylül Aydin'da her yil törenlerle kutlanmaktadir.


ULASIM        :

          Aydin Ili, konumu nedeniyle ilk çaglardan beri önemli yollarin geçtigi bir yöre olmustur. Günümüzde de E-24 Aydin - Denizli ve Aydin - Izmir karayollari, yük ve yolcu trafiginin yogun oldugu yollar arasinda yer almaktadir. Yapimi tamamlanan Aydin - Izmir otoyolu, üçer seritli, viyadükleri ve 3000 metre uzunlugundaki tünelleri ile kara ulasiminda daha kisa daha güvenli ve hizli akisi saglayacak örnek bir bayindirlik hizmeti sunarak, basta turizm ve ulastirma olmak üzere, yöre ekonomisine her alanda büyük katkilar saglayacaktir.

          Aydin ilinin en önemli turizm istasyonu ilçesi olan Kusadasi ilçesini, çevredeki il ve ilçelere baglayan üç anayol bulunmaktadir. Bu yollar, Kusadasi - Selçuk, Kusadasi - Söke ve Kusadasi - Söke ayrimi Davutlar - Güzelçamli yollaridir.

          Aydin Ili’ni bati - dogu dogrultusunda kat eden demiryolu üzerinde Söke, Germencik, Incirliova, Aydin Merkez, Kösk, Sultanhisar, Nazilli, Kuyucak ve Buharkent ilçeleri bulunmaktadir. Aydin ili hudutlari dahilinde toplam demiryolu uzunlugu; Söke - Buharkent arasi 134,6 km’dir. Izmir - Aydin ve Kuyucak arasinda hizli tren projesi ile demiryolu isletmeciligi daha modern hale gelecektir.

          Il’in tek limani, Türkiye’de denizyolu ile en fazla turist giris-çikisinin yapildigi iki limandan biri olan Kusadasi limanidir. Liman, Güvercin ada mendireginin yapilmasiyla korunakli hale gelmistir. Kusadasi ilçesinde ayni zamanda bir marina mevcut olup, 1.150 metre iç rihtim uzunlugu, yaklasik 650 adet yat kapasitesi ile yerli ve yabanci turistlere hizmet vermektedir.

Alabanda
Aydin Ili'nin Çine Ilçesi'ne 7 km. uzakliktaki Araphisar Köyü üzerinde kurulu Karia kentlerinden biridir. Byzantion'lu Stephanos'un bildirdigine göre sehire bu ismi kral Kar, oglu Alabandros'un at yarisi kazanmasi üzerine vermistir. Alabandalilarin büyük bir zenginlige sahip oldugunu, lüks içinde yasadiklarini ve sehirdeki bütün kizlarin harp çaldiklarini Strabon'dan ögreniyoruz. Halil Ethem Bey'in yaptigi kazilarda iki tapinagin temelleri ortaya çikarilmistir. Kenteki önemli yapilardan biri bouleuteriondur. Bunun disinda doguda yogun sekilde görülen lahitler nekropolün burada yer aldigini göstermektedir. Bunun disinda su kemeri ve tiyatro görülebilen yapilardandir.

Alinda
Aydin Ili'ne bagli, Çine Ilçesi, Karpuzlu Köyü üzerinde yer alan Alinda, önemli Karia kentlerinden biridir. Hekatomnos'un kizi olan Ada, kardesi Pixodaros tarafindan Halikarnassos'tan kovulunca I.Ö. 340'ta Alinda'ya çekilmis ve bu sehri kendisine baskent yapmistir. Alinda'da bugün de ayakta kalan en önemli yapi agoradir. Akropolün güney-bati eteginde tiyatro yer alir. Akropol'de yalniz plani belli olacak durumda iki adet tapinak temeli yer almaktadir. Karpuzlu'nun evleri arasinda Karia tipi lahitler, Alinda nekropolünün sehrin güney eteginde yogunlastiginin belgesidir.

Amyzon
Aydin Ili'ne bagli Koçarli Ilçesi, Gaffarlar Köyü sinirlari içindeki Amyzon, Karia kentlerindendir. Kent tarihi konusunda yalnizca yazitlardan yararlaniyoruz. III. yüzyilda önce Ptolemaios, sonra Seleukos yandasligina geçen Amyzon, I.Ö. II. yüzyilin sonlarina dogru, Latmos asagisindaki Herakleia kenti ile bir ikili anlasma gerçeklestirdi. III. Antiokhos, I.Ö. 203'te Amyzon'a gönderdigi mesajda, kent ayricaliklarini onayladigini belirtmisti; Apollon ve Artemis tapinagina siginanlari koruma altina alma yetkisi de ayricaliklar arasindaydi. Kent surlari bugün de ayaktadir ve I.Ö. 300'lerde uygulanan izodomik yöntemle örülmüstür. Apollon ve Artemis tapinagi, surlar, tonozlu yer alti odalari ve Bizans yapisi, bugün ayakta olan yapilardandir.

Gerga
Aydin Ili'ne bagli, Çine Ilçesi Deliktas mevkiinde yer alan kent, Alabanda antik kentinin 13 km. kuzeybatisinda bulunmaktadir. Kentin tarihinin Arkaik Döneme kadar gittigini gösteren izler vardir. Halen kent içinde görülen kalintilar Arkaik Dönem ve Roma Dönemine aittir. Gerga, Karia kültürünü yansitan önemli bir merkezdir. Daglar arasinda kurulmus bir kent olmasi nedeniyle Karia karakterini korumus olan kentlerden biri olarak nitelendirilmektedir. Sur duvarlari tipik Karia stilindedir.

Gerga adi kaynaklarda bir kent olarak belirtildigi gibi yerel bir tanriya ait olabilecegi de belirtilmektedir. En önemli yapi, halen ayakta olan ve tapinak olarak adlandirilabilecek özelliklere sahip yapidir. Büyük kesme taslardan yapilmis, yapinin üçgen alinliginda yazi vardir. Yapinin hemen altinda yere düsmüs dev heykelin Kybele'ye ait olabilecegi düsünülmektedir. Heykelin zamanimizdan 20-30 yil önce ayakta oldugu kaynaklardan ve çevre halkindan ögrenilmistir.

Harpasa
Nazilli Ilçesi'nin, Esenköy Köyü sinirlari içindedir. Köyün sirtini dayadigi Asar tepenin üzerinde yer alir. Arkaik Devirden kalma surlarinin kuzey yönündekiler hemen hemen büyük ölçüde ayakta kalmislardir. Sehirde kesintisiz olarak oturulmustur. Tiyatro, Hellenistik Dönem özellikleri gösterir. Kent teraslar üzerine kurulmustur. Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanli dönemlerinde iskân gördügü buluntulardan anlasilmaktadir. Bizans Döneminde küçülüp surlarini tepeye çeken kentte; daha sonra da oturulmus, Osmanli Döneminde Arpas Beyligi olarak mülkî ve askerî yönetim merkezi olmustur. Harpasa'da kuzeye dogru uzanan tepelerin üzerindeki tümülüsler Lydia etkisiyle yapilmistir.

Magnesia
Magnesia ad Meandrum, Aydin Ili, Germencik Ilçesi Ortaklar Bucagina bagli Tekin Köy sinirlari içinde Ortaklar-Söke karayolu üzerinde yer almaktadir. Kent, kurulusunun anlatildigi efsaneye ve antik kaynaklara göre Thessalia'dan gelen ve Magnetler olarak isimlendirilen bir kavim tarafindan kurulmustur. Apollon'un kehaneti ve lider Leukippos'un öncülügünde o dönemde bir koy olan bugünkü Bafa Gölü kiyisinda karaya çikan Magnetlerin kurduklari ilk Magnesia'nin yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte, Menderes Nehri kenarinda oldugunu antik kaynaklardan ögrenmekteyiz. Menderes'in sürekli yatak degistirip tasmasi sonucu olusan salgin hastaliklar ve Perslere karsi daha emin bir kent kurma zorunda kalmalari nedeniyle Magnetler, I.Ö. 400 yillarinda kenti bugünkü yerinde, Gümüsçay'in yaninda yeniden kurmuslardir. Hellenistik Dönemde önce Seleukos, ardindan Bergama Kralligi'nin hakimiyetine giren Magnesia, Roma Döneminde önemini korumus, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmustur. Magnesia, bir kent suru ile çevrili, yaklasik 1.5 km. çapinda bir alani kapsayan, izgara planli cadde ve sokak sistemine sahip bir kentti ve Priene, Ephesos, Tralleis üçgeni arasinda ticari ve stratejik açidan önemli bir konuma gelmisti. Magnesia antik kenti fazla yikim ve tahribata ugramamistir. Bunda nehir tasmalarinin ve Gümüs Dagi'ndan inen yagmur sularinin getirdigi mil tabakasinin kenti örtmesinin de payi yüksektir. Magnesia'da ilk kazilar kisa süreli bazi arastirmalardan sonra 1891 yilinda Berlin Müzesi adina Carl Humann tarafindan yapilmistir. 21 ay süren bu kazilarda tiyatro, Artemis tapinagi ve sunagi, agora, Zeus tapinagi ve prytaneion kismen ya da tamamen ortaya çikarilmistir.

Magnesia'da bulunan eserler Paris, Berlin ve Istanbul müzelerinde sergilenmektedir. 1893 yilinda sona eren kazilardan yaklasik 100 yil sonra, yavas yavas ortadan kaybolmakta olan Magnesia'da kazilara 1984 yilinda Kültür Bakanligi ve Ankara Üniversitesi adina yeniden baslanmistir. Magnesia'nin zamanimizdaki ünü antik dönem mimari Hermogenes'ten kaynaklanmaktadir. Antik Dönem yazari mimar Vitruvius'a göre Hermogenes oktagonal pseudodipteros tapinak planini uygulayan ilk mimardir. Vitruvius, Hermogenes'in bas yapitinin Magnesia'daki Artemis Leukophryene tapinagi oldugunu söyler. Hermogenes'in tapinagi, Arkaik Döneme (I.Ö. 6 yy.) ait olan Artemis tapinaginin kalintilari üzerine Hellenistik Dönemde (I.Ö. 3/2 yy.) insa edilmistir. Tapinak, Ion düzeninde 8 x 15 sütunlu olup 67.50 x 40 metreyi bulan boyutlariyla Anadolu'nun 4. büyük tapinagidir. Tapinagin önünde "U" formlu planiyla Bergama Zeus sunagina öncülük eden bir sunak bulunmaktaydi. Sunak, yüksekligi iki insan boyuna ulasan kabartma ve heykellerle bezenmisti. Magnesia'daki diger önemli bir yapi ise bugün toprak altinda kalmis olan tiyatrodur. Magnesia tiyatrosu (I.Ö. 2 yy. sonu), Vitruvius'un verdigi genel tiyatro planina en fazla uyan ender örneklerden biridir. 100 yil önceki kazilardan sonra yeniden toprakla örtülen diger yapilarin basinda yine Hermogenes'in yaptigi varsayilan agora ve Zeus tapinagi gelmektedir. 26.000 m² lik boyutu ile döneminin en büyük çarsilari arasinda yer alan agoradaki Zeus tapinaginin cephesi bugün Berlin Bergama Müzesi'nde sergilenmektedir. Magnesia'da bugün görülebilen diger yapilar Roma Imparatorluk dönemi ve daha sonralarina aittir. Spor agirlikli bir egitim merkezi olan gymnasion, Milet'teki Faustina hamaminin küçük bir kopyasi olan hamam, tiyatro ile Artemision arasinda yer alan odeion, 25.000 kisilik stadion, su yolu theatron olarak adlandirilan, tiyatro planli bitmemis bir yapi, çarsi bazilikasi, niteligi henüz bilinmeyen bir Bizans yapisi ve Artemision'u da çevreleyen Bizans suru Magnesia'da bilinen diger yapilardir. 15. yüzyila ait enine planli Çerkez Musa Camii ise örenyerinin tek Islâmî yapisidir. Yabanci ekiplerin büyük olanaklarla çalistiklari Ephesos, Milletos, Aphrodisias ve Hierapolis gibi ünlü antik kentlerimiz arasinda, onlardan hiç de asagi kalmayan ün ve öneme sahip bu ören yerimizi gezin, görün, taniyin, tanitin.

Mastaura
Menderes Nehri kiyisinda Nysa antik kenti yakinlarinda yer alan Mastaura hakkinda çok fazla bilgiye sahip degiliz. Kent ticaret güzergâhinda olup, para basma ayricaligina sahipti. Strabon Orthosia ile birlikte Mastaura'dan da söz etmistir. Hiristiyanlik Döneminde Piskoposluk merkezi olup Aphesos ve Khalkedon konsillerine katilmistir. Bugün halk arasinda "Mastavra Kale" denilen mevkide bu kente ait yazit ve sikkeler bulunmustur.

Myus
Bafa Gölü kiyisinda, Miletos'un 15 km. dogusunda, Avsar Köyü yakinlarinda bulunmaktadir. Strabon Myus'un Atina krali Kodros'un oglu Kydrelos tarafindan kuruldugunu bildirilmektedir. Yine Strabon'un anlattigina göre Panionion birligine dahil kentlerden birisidir. Herodotos, I.Ö. 499'da Pers donanmasinin Myus kenti açiklarina demirledigini bildirmektedir. Ancak Herodotos Myus'un I.Ö. 494'teki Lade Deniz Savasina sadece üç gemi ile katildigini bildirmektedir. Yapilan kazilarda antik kaynaklarda adi geçen ve beyaz mermerden yapildigi bilinen Dionysos tapinagi ortaya çikarilmistir. Kent üzerinde bugün Dionysos tapinagina ait parçalar, Arkaik Döneme ait sur duvarlari ve Bizans kalesi kalintilari görülmektedir.

Nysa
Aydin Ili'ne bagli Sultanhisar Ilçesi sinirlari içindeki Karia kentlerindendir. Kent ile ilgili en önemli bilgileri yasaminin büyük bölümünü Nysa'da geçiren Strabon'dan almaktayiz. Strabon kentin iki bölümden olustugunu anlatmaktadir. Sehri ikiye bölen sel yataginin batisinda gymnasion yer almaktadir. Kuzeyde Bizans yapi kalintisi ve kütüphane yer almaktadir. Kütüphanenin kuzeyinde ise sahne binasinda görülen kabartmalariyla ayri bir öneme sahip olan tiyatro bulunmaktadir. Sel yataginin dogusunda ise odeon ve bouleuterion yer aliyor. Sehrin nekropolü batida ufak bir yerlesme yeri olan Akharaka yolu üzerinde bulunmaktadir.

Orthosia
Aydin Ili'ne bagli Yenipazar Ilçesi, Donduran Köyü sinirlari içinde yer almaktadir. Antik Çag yazarlarindan Strabon Orthosia'dan Karia yerlesmesi olarak söz etmektedir. I.Ö. 7. yüzyilda Kimmerlerin saldirisina ugrayan kent, Lydia Krali Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialilarin eline geçen I.Ö. 6. yüzyilda ise Ionia birligine katilir ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin egemenligine girer. Kentteki önemli yapilar arasinda yer alan tiyatro ve Bizans yapisi bugün de ayaktadir. Nekropol üzerinde ise iyi korunmus durumda lahitler ve oda mezarlar kaliteli isçilik göstermektedir.

Piginda
Aydin Ili'ne bagli Bozdogan Ilçesi, Çamlidere Köyü'nün yaklasik 7 km. kuzeyinde yer alan kent Byzantion'lu Stephanos'un bildirdigine göre, Karia'da yer alan küçük bir yerlesmedir. Kentle ilgili bilgilerimiz hiç arastirma yapilmamis bir yerlesim olmasi nedeniyle sinirlidir. Üç akropolden olusan kent üzerinde Hellenistik Döneme ait surlar bugün rahatlikla görülebilmektedir. Tiyatro ve olasilikla Heraion olarak adlandirabilecegimiz kutsal yapi önemlidir. Kare planli yapida ele geçen yazitdan ögrendigimize göre kent üzerinde Zeus Pigindenos (Pigindali Zeus) kültü ve bu külte bagli Zeus Tapinagi yer almaktadir. Bu tapinagin yeri henüz saptanmis degildir. Ancak bunun Piginda da oldugu sanilmaktadir.

Pygela
Aydin Ili'ne bagli Kusadasi Ilçesi'nin kuzeyinde yer alan Pygela efsaneye göre Agamemnon'un askerleri tarafindan kurulmustur. Agamemnon'un askerlerinin bir kismi bir çesit hastaliktan dolayi burada birakilmislar ve bunlar kentin ilk halkini meydana getirmislerdir. Strabon'un bildirdigine göre Pygela'da Artemis Munykhia tapinagi bulunmaktadir. J. M. Cook, Pygela'da yaptigi arastirmalarda yerlesimin Protogeometrik Çaga kadar uzandigini saptamistir. Pygela ayni zamanda Miken seramigi bulunan merkezler arasinda gösterilmektedir. Yapilan kazilarda ortaya çikarilan Hellenistik Döneme ait surlarin disinda kente gelen ziyaretçilerin görecegi fazla yapi bulunmamaktadir.

Tralleis
Bugünkü Aydin Ili sinirlari içindedir. Efsaneye göre Argoslular ve barbar Trakyali Tralleislilerce kurulmustur. Ancak daha önceleri Karialilarca kullanilmis bir kent olmalidir. I.Ö. 334'te Iskender tarafindan alinmasindan sonra, Hellenistik kraliklar arasinda sik sik el degistirmistir. Bergama krallik çaginda ise yontuculukta zirveye ulasmis, Bergama Zeus sunaginda çalistiklari bilinen Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasini yetistirmistir. Strabon tarafindan halkinin zenginligi anlatilan kent üzerinde bugün ayakta kalan tek yapi, Aydinlilarca Üçgözler olarak adlandirilan I.S. II. yüzyilda yapilmis gymnasiona ait kalintidir. Nekropol kentin güneyinde modern Aydin'in üzerinde yer aliyor. Yapilan kazilarda ele geçen yazitlardan ve antik çag yazarlarinin anlattiklarindan, Hellenistik Dönemde Zeus Larasios tapinagi ve buna bagli Zeus Larasios kültünün varligi anlasilmaktadir. Ancak yeri bugün kesin olarak belli degildir. Bunun disinda agora, tiyatro, stadion kentin diger yapilarindandir.

Akharaka
Aydin Ili'ne bagli, Sultanhisar Ilçesi'nin ayni zamanda Nysa antik kentinin batisinda yer almaktadir. Ufak bir yerlesim olmasi nedeniyle hakkinda fazla bilgiye sahip olmadigimiz kentin adina antik kaynaklarda rastlanmaktadir. Bugün ayakta kalan yapi kalintisi yoktur.

Panionion
Aydin Ili'ne bagli, Kusadasi Ilçesi, Güzelçamli beldesi yakinlarinda yer almaktadir. Oniki Ion kenti birliginin toplanma yeri bilinmektedir. Bugün sur duvarlari ve meclis binasinin kalintilari görülebilmektedir.

Neapolis
Aydin Ili'ne bagli, Kusadasi Ilçesi, Yilanciburnu mevkiinde yer alan kent Strabon'un anlattigina göre, Samos'lular Marathesion kentine karsilik, kendilerine cografi olarak daha yakin bulunan Neapolis'i Ephesoslulardan almislardir. Antik çagda bu adla anilan birçok kent vardir. Herodotos Misir'da ve Kuzey Yunanistan'da bu adi tasiyan iki kentten bahsetmektedir. Bugün kentte ayakta kalan hiçbir yapi görülmemektedir.

Euhippe
Aydin'in merkezinde, Dalama bucaginda yer alan antik yerlesimdir. Büyük Menderes'in güney kiyisindadir. Burada bir adet yazit bulunmustur ve bu yazitta kentin adi geçer. Euhippe'de Hellenistik ve Roma Dönemlerinde para basilmistir.

Antiokheia
Aydin Ili'ne bagli, Kuyucak Ilçesi, Çiftlik Köyü'nün 500 m. dogusundadir. Çul Daginin eteklerinde ve Dandalos Çayi'nin kiyisinda Asartepe'de kurulmus bir antik kenttir. Symmaitos ve Kranos adli iki sitenin Seleukid Krali Antiokhos Soter'in (I.Ö. 281-261) zamaninda birlestirilmesiyle kuruldugundan dolayi kent onun adini tasir. Kent hakkinda Strabon'dan bilgi almaktayiz. Strabon Antiokheialilarin ülkesindeki Men tapinagindan bahseder. Strabon Antik Çagda bu kentte çok kaliteli incir üretildiginden, Diotrephes isimli ünlü filozofun yine burada yetistigini söyler. 

MILET MÜZESI

1- Aslan Galerisi: Yeni düzenlenen ve henüz açilisi yapilmayan bir seksiyondur. Toplam 30 eser bulunmaktadir.
2- Tas Eserler Salonu: Didyma, Milet, Priene kazilarinda bulunan eserler ile müzenin çalismalari ve vatandaslarin bularak müzeye getirdikleri eserlerden olusur. M.Ö. 6 yüzyildan M.S. 13 yüzyila dek olan dönemi kapsayan mermer eserler yer almaktadir.
3- Büyük/Mavi Salon: Kronolojik olarak jeolojik dönemlerden Osmanli Dönemine kadar olan zamana ait obje ve keramik eserler ile muhtelif sikkeler teshir edilmektedir.
4- Küçük Salon: Bu salonda keramik, maden, cam eserler vardir. Bu salonda kiymetli madenden takilar da sergilenmektedir.
5- Müze Bahçesi: Müze bahçesinde kitabeler, sunaklar, sütun basliklari, muhtelif kabartmalar, heykeller, lahitler sergilenmektedir.
6- Filozoflar Parki: Müzenin hemen karsisinda yeni olusturulan bu parka Milet'ten yetisen filozof, mimar ve sanatçilar bilgi levhalari ile tanitilmaktadir.

 

            Aphrodisias Müzesi

Karacasu Ilçesi, Aphrodisias Antik Kenti içinde bulunmaktadir. 1979 yilinda ziyarete açilan Müzede, sadece Aphrodisias kazilarinda elde edilen eserler sergilenmektedir. Eserlerin çogunlugunu heykeller olusturmaktadir. Aphrodisias’ta I.Ö. I. Yüzyil ile I.S. 5. yüzyillar arasinda çok nitelikli eser veren bir heykeltiraslik 000’den beri Aphrodisias’ta iskan oldugunu belgeleyen Pekmez tepe ve Akropol tepe buluntulari olan Prehistorik eserler, sikkeler ve heykeller sergilenmektedir.

Ünlü filozof ve devlet adamlarina ait tondo büstlerinin bulundugu koridorda imparator heykelleri, portre heykeller, portre büstler ve dört mevsimi simgeleyen ünik bir lahitin bulundugu salona ulasilir. Ara koridorda ise kentin kurucusu Zoilos’un ana mezarina ait Augustus dönemi kabartmalar görülür. Molpomene salonunda, devlet adamlari tragedya peresi Molpomene ve Apollon heykelleri bulunmaktadir. Boksör heykelleri, oturur durumda betinlenmis sanatçilara ait heykellerin bulundugu salon ise Odeon salonudur. Kösede ise bitmemis heykeller bulunmaktadir. Cam vitrinlerde çesitli dönemlere ait küçük buluntularin sergilendigi koridorda Akhilleus ve Pentasilia heykellerinin ismini verdigi, Diskoforos Genç Herakles ve Çocuk Dionisos’u tasiyan Satir heykellerinin bulundugu salona geçilir. Ortada kentin ana tanriçasi Aphrodithe’nin kült heykelinin bulundugu salonda Aphrodithe salonudur. Bu salonda Aphrodithe bas rahibi Diogenes ve karisi Clodia Antonya Tatiana’nin heykelleri, Demos heykeli ve rahip heykelleri yer almaktadir.

Ayrica, Müze çevresinde Tiberius Portikosundan getirilmis kabartmalarla bezenmis frizler ve lahitler sergilenmektedir.

Aphrodisias Örenyeri

Aphrodisias özellikle Roma çaginda Aphrodithe tapinimi ile ünlenmis bayindir bir antik kent, günümüzde ise çok iyi korunmus anit yapilari ile Türkiye’nin en önemli Arkeolojik yerlerinden biridir.

Sonraki devirlerde üzerine tiyatro yapilan höyük, M.Ö. 5000’lere kadar giden Prehistorik bir yerlesmedir. M.Ö. 6. yüzyilda Aphrodisias küçük bir köydür. Ilk Aphrodithe tapinagi da bu devirde yapilmistir. Bu görünüm M.Ö. 2. yüzyilda izgara planli kentin kurulusu ile degismistir. Bu devirde kentte, yaklasik bir kilometrelik bir alana yayilmis 15000 civarinda insan yasiyordu.

M.Ö.1. yüzyilda Roma Imparatoru Augustus Aphrodisiasi kisisel korumasi altina aldi. Bugün ayakta kalan anitlar ondan sonraki 2 yüzyil içinde yapildi. Tiyatro ve Tapinak arasinda etrafi sütunlarla çevrili iki meydan planlandi (Tiberius Portikosu ve Agora). Antik dünyanin en iyi korunmus Stadyumu ise kentin kuzey ucunda yer aliyordu. M.S. 3. yüzyilin sonlarinda Aphrodisias Roma Imparatorlugunun Karia Eyaletinin baskenti oldu. M.S. 4 yüzyilin ortalarinda da kentin etrafi surla çevrildi. M.S. 6. yüzyildan itibaren bayindir halini ve önemini kaybetmeye basladi. Aphrodithe Tapinagi kiliseye dönüstürüldü. Küçük bir kasabaya dönen kent 12. yüzyilda tamamen terkedildi.

1961 yilinda Newyork Üniversitesi tarafindan baslatilan kazilar günümüzde de sürdürülmektedir.

 

MILET MÜZESI

Aydin Ili'nin Söke Ilçesi'ne 40 km. kadar uzaklikta Miletos antik kenti içinde yer alan "Milet Müzesi" 1973 yilinda açilmistir.

Genellikle Milet'de bulunmus olan arkeolojik eserlerin teshirine yönelik hazirlanmistir. Havuzlu bir hol ile bu hole açilan biri asil salon, digeri de daha küçük olan ikinci bir salondan olusur. Burada M.Ö. XV. yüzyila tarihlenen Miken seramikleriyle, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli çaglarina ait eserler sergilenmektedir.

Milet

M.Ö. 2000'in ortalarinda önemli bir Miken kolonisi olan kent, oldukça gelismis bir kültür ve ticaret merkeziydi. Bu özelligi ile Roma Çagi'nda da önemini sürdüren Milet, Bizanslilar zamaninda, Latmos körfezinin dolmasi ile ticari önemini yitirmistir. XIII. yüzyilda Mentese Beyligi tarafindan Türk Balat'i haline getirilen Milet Menteseogullari'nin baskenti olarak parlak bir dönem yasamistir.

Söke-Milet yolunda ilerlerken göze ilk çarpan yerler tiyatroyla Bizans kalesidir. Tiyatro gezildikten sonra önündeki Kervansaray, Faustina Hamami, Ilyas Bey Camii, Serapis Mabedi, Bouleuterion, Kutsal Yol, Ionik Stoa, Kuzey Agora, Delphinion, Hanikah, Liman Aniti, St. Michael Kilisesi Hereon gibi baslica yapitlar görülmeye degerdir.

Priene


Söke Ilçe merkezine 15 km. uzakliktaki Güllübahçe Kasabasi yakinindadir. Miletoslu ünlü mimar Hippodamos'un planina göre kurulmus olan sehir Helenistik karakterdedir. Günümüze öteki kentlerden daha saglam olarak ulasmis olan Priene önce Pergamon Kralligi'nin, daha sonra ise Roma ve Bizans'in egemenligine geçmistir.

Prytaneum, Bouleuterion, Evler, Athena Mabedi, Büyük Kilise, Tiyatro, Yukari Gymnasion, Misir Mabedi, Kutsal Stoa, Agora, Büyük Iskender Mabedi veya Kutsal Evi görülmeye degerdir.
 

Didim

Söke Ilçe merkezine 55 km. uzaklikta önemli bir kutsal alan ve Apollon kehanet merkezlerinden biridir.

Ion tapinaklarinin en büyügü ve en zengini bu bölgede yer almaktadir. Didymaion'un yapimi çok eskilere uzanir. Tapinak M.Ö. 494'te Miletos'a saldiran Persler tarafindan yikilmistir. tapinagin yeniden yapimi ise Büyük Iskender'in Pers zaferinden sonra gerçeklestirilmistir. M.Ö. 300'de yapimina baslanan tapinakta çalismalar uzun yillar boyunca sürmüstür. Ölçüleri çok büyük tutuldugu için yapimi I.S. 2. yüzyilin ortalarina dek süren tapinak, yine de tam olarak bitirilememistir. Yapida mimar olarak Ephesos'lu Paionios ile Miletos'lu Daphnis çalismislardir.

 

          Efe Kimdir?
          Efe; zulme, iskenceye, haksizliga baskaldiran ve silahlanip daga çikan, Kizan lariyla birlikte fakir fukarayi koruyup gözeten, zalimleri tepeleyen, ulusal çikarlari düsünerek gerektiginde yurt savunmasina kosan yigittir.

          Efe kelimesinin baska anlamlari da vardir. Mesela; Ege bölgesinin köy yigitlerine, gençlere "EFE" denir. Zeybek sözü de "EFE" anlaminda kullanilir. Kizan sözcügü de "Delikanli" anlamina gelir.

          Efe; kizanlarin, zeybeklerin basidir. Efe’ nin ekibindekilere "Kizan" denir. Kizanlari Efe’ den ayiran özellik giyimde de belli olur. Efe, gümüs saat köstegi, gümüs sigara tabakasi kullanir, Kizanlari kullanamaz. Kizanlar, Efenin izni olmadan evlenemezler. Efe, kizanlarinin babasi, koruyucusu ve lideridir.

          Efe ile eskiya yi birbirine karistirmamalidir. Eskiya, yol kesen, ev basan, soyguncu ve can kiyicidir.

          Çete sözü Efenin ekibine verilen ad oldugu gibi, eskiya nin ekibine de verilen bir addir.
          Efe, gönüllerde bir kahraman olarak yasayan bir kültür hazinesidir. Zenginden aldigini fakire veren, yoksul kizlara çeyiz düzen, dügün dernek kuran kisidir.

          Aydin’in 27 Mayis 1919’da Yunanlilar tarafindan isgali üzerine Killioglu Hüseyin Efe ile Yörük Ali Efe’nin kizanlari bir araya gelerek askeri komutanlarla (Albay Sefik Bey ve arkadaslari) isbirligi yapmislardir. Efeler asker toplamaya baslamislar, halki silahlandirarak Karahayit’in Armutlu köyünde bir araya gelmislerdir. Burada Kozalakli Mehmet Efendi de gruba katilmistir. Ortaya çikan birligin basina Yörük Ali Efe geçmistir.

Milli Mücadeleye Katilan Efeler

Yörük Ali Efe
Demirci Mehmet Efe
Killioglu Efe
Ese Efe
Tekeli Ismail Efe Sancaktarin Ali Efe
Ismail Arslan Yürek Dokuzun Mehmet Efe
Sökeli Ali Efe
Danismentli Ismail Efe Durmus Ali Efe
Ibrahim Çetin Çavus Mestan(Emir) Efe
Çete Efe
Adali Efe
Tuzsuz Efe
Sökeli Caferaki
Duacilli Ibrahim Koca Mustafa Keles
Mehmet Efe
Kara Ahmet
Kara Erkek
Gökçen Efe
Kuru Köylü Ahmet Efe
Alim Efe
Bakirli Efeler
Saçli Efe
Tavasli Ömer
Salci Ali Çavus
Muharrem Çavus
Solagin Ahmed
Kara Mustafa
Patagin Mehmet
Cesur Ibrahim
Kör Ahmed
Kadiköylü Tahir
Mehmet Alinin Süleyman
Sogancili Kara Imam
Böcekli Halil
Davasli Osman
Kara Ibrahimoglu
Efeler ve Zeybeklik    :

          Zeybeklik son dönemde bir yandan popüler bir nostaljik öge haline gelmis gibi görünmesine karsin, diger yandan da toplumu baski altina almis olan bilgisizlik ve yüzeysellik akimi nedeniyle genel kabullenmeler ve yapistirilmaya çalisilan yaftalardan da büyük zarar görmektedir. Bazi televizyon dizilerinin ve müzik eserlerinin, zeybeklik olgusuna ve zeybek ezgilerine eskisine nazaran daha agirlikli olarak vurgu yaptigi hiç birimizin dikkatinden kaçmis olmasa gerektir. 

          Bu ilginin dogurdugu bir baska sonuç daha var ki, bu kimsenin arzulamadigi bir çesit yan etki. Efeligin bu kadar tuttugunu gören bazi firsatçilar da kendilerine gün dogdugunu düsünüp bu “trend”den faydalanmaya çalismaktalar. Bunlarin basinda köse dönmeci ve kolaycilar geliyor. Ilk is olarak Ege zeybek ve türkülerine el atarak bunlari kendilerince, “güncellestirerek” piyasaya sürüyorlar. Bu sahtekarlik, pek tutmasa da, Ege kültürünün yozlasmasi riskini artiran bir aliskanlik halini almistir. Türkülerimizi hakkiyla yorumlayan yetkin sanatçilarimizin yani sira, zeybekleri “bale” veya “opera” haline getirmeye çalisanlardan tutun da, arabesk balçigi içine sokmaya çalisanlar da müzik piyasasinda zeybekleri bizim kadar sevmektedir(!).

          Bir baska tehlike, bu popülariteden faydalanmak isteyen bir baska grup sahtekardan gelmektedir. Bunlar da cüz’i akillarinda bulunan birkaç kirintiyla zeybekligin tarihi gelisimini, zeybek oyunlarinin kökenini ve anlamini açiklayarak kendini satmaya çalisan budala tayfasidir. Bunlarin en son örnegini Milliyet Gazetesinde çikan bir haberde Dr. Alper Aksoy adindaki bir sahsin hezeyanlarinda gördük. Istanbul’da bir zeybek ekibi kurarak yarismalara katilan bu kisi, yapilan söyleside hem zeybek oyunlarinin orijinal karakterini bozdugunu itiraf etmekte; hem de efelerin geçmisine dil uzatarak bu insanlarin Türklügünden, Islamligindan ve efeliginden süphe ile bahsetmektedir.

          Efelerimizin ve zeybek türkülerinin bir sahipleneni olmadikça bu saldirilarin bitmesi beklenemez. Zeybeklerin sahibi, en dogalidir ki Aydinlilardir. Demek oluyor ki Aydinlilar, çaba ve girisimleriyle zeybekligi ve zeybekleri her seyiyle sahiplendiklerini göstereceklerdir.

Özsubasi Insaat ve Lisansli Emlak ltd.sti

Mail: info@ozsubasihomes.com 


Links | Property

WEB LINKS
didim property, didim realestate, altinkum property, altinkum realestate, real estate, marmaris, didim, real estate, sun seekers property, altinkum homes, didim, property maintenance in altinkum, estate agents in didim, altinkum, didim real estate, real estate altinkum, real estates in didim turkey, real estate sites, real estate turkey, ankara, denmark real estate, turkey, turkish property, real estates bodrum, property in altinkum, real estate in turkey, real estate bodrum, turkey realestate, real estate didim, altinkum map, altinkum homes for sale, akbuk, akbuk turkey, akbuk property, turkey didim, didim turkey altinkum, information map didim, land didim, erkol properties, for sale in yesilkent, wonder homes, turkey luxary home, developers, wonder homes turkey, estate agents in didim, turkey homes for sales, yesilkent commercial, guroglu altinkum propety for sale, altinkum paradise home, didim kusadasi apartlar, real estate in mugla, webmap of altinkum, property for sale, hisaronu, altinkum dolphin square, map, everest restaurant, maps of turkey, altinkum holiday home, altinkum akbuk land for sale, transfer izmir, altinkum didim map, turkey altinkum map, altinkum wonderhomes, altinkum white goods, cornelia apartments, altinkum akbuk turkey, altinkum land, villa build akbuk, property for sale, realestate altinkum, didim apartlar, property in ichmeler for sale, estate agents, real estate Turkey, altinkum property, bodrum land, altinkum commercial, altinkum real estate, didim property, didim commercial, didim VIP HOMES, wonder homes, turkishreal, turkish real, estate real, estate turkish, bodrum airport, tran sfer airport, transfer izmir, airport transfer, turkey airport transfer, white goods, furniture, villa, luxary villas, luxary villa, apartment for sale, apartments for sale, duplex for sale, duplex, triplex, triplex for sale, property for sale in turkey, turkey property, property in turkey, property sale, turkey, buying property in turkey, property to buy in turkey, property for sale in altinkum, property for sale in fethiye, turkey property sales, turkey property for sale altinkum, turkey property altinkum, turkey property for sale in kalkan, turkey property for sale kalkan, turkey property kalkan, turkey property for sale in marmaris, turkey investment, property turkey, property rent turkey, property sale in kusadasi, property for sale in bodrum, property for sale in side, property for sale in alanya, turkey property, turkey commercial, cheap property in turkey, property for sale in bitez, turkey cheap property, for sale in turkey, property for sale in dalyan, turkey new property, turkey buying property, property for sale in icmeler, property for sale in dalaman, property for sale marmaris, off plan property turkey, new property sales, property for sale in calis, property for sale in hisaronu, turkey new property for sale, turkey resale property for sale, turkey property for sale, alanya turkey property for sale, turkey property for sale in ovacik, turkey in kusadasi property, property in side, property for sale side, property side, property purchase, property to buy turkey, didim altinkum, contacts in uk who sell property abroad, map of akbuk, turkish property, hotel didim, altinkum turkey, property sales, altinkum real estate, cresent homes altinkum, homes didim, didimviphomes, didim altinkum, altinkum map, dİdİm, altinkum homes, real estate marmaris, altinkum property, yesilkent beach, property in akbuk, for sale triplex, third beach altinkum, didim map, real estate in turkey, altinkum property, villas akbuk, real estate turkey, altinkum turkey, altinkum long term rentals, turkish homes in didim, homes for sale in turkey, turkish property agents, property sale kalkan turkey, v.i.p. real estate turkey, altinkum maps, luxury real estate bodrum, new construction, villas for sale kalkan turkey, turkish homes for sale, estates in didim, property for sale in akbuk, altinkum resort, didim-altinkum, real estate agents turkey, property abroad, yesilkent aydin didim, kusadasi flats for sale, didim apollon houses, estate agents altinkum, wonderhomes altinkum, v i p homes, parlementerler didim, altinkum homes, bodrum real estate for rent, map altinkum, real estate sweden, turkey premier homes, _searchbox, turkishreal.com, didim altinkum, wonderhomes, altinkum villa sale, wonder homes altinkum, map altinkum, houses sale altinkum, medusa nightclub, altinkum web, erkol 2 altinkum, didim apartlar, yesilkent medusa beach, altinkum land for sale, villa sale from the owner in didim, yesilkent, yesilkent homes for sale in turkey, didim apartlar, commercial property altinkum, akbuk turkey, wonder homes altinkum, real-com-tr, secondhand properties for sale in altinkum, turkey didim karaoke bar, altinkum land for sale, altinkum triblex, altinkum villa, sale buying property in bodrum, altinkum didim, akbuk, buying property in bodrum, altinkum didim akbuk
izmir çiçekçi | izmir çiçek | istanbul çiçek | istanbul çiçek